Kayıtlar

ÇEKİM YASASI NEDİR?

Resim
Çekim yasası özet olarak; “Evren bir katalogdur, düşünün ve sahip olun" demektedir. Bu açıklama birçok insan tarafından kuşku ile karşılandı. İnsanlar bu tanım yüzünden yasaya ön yargı ile yaklaştılar. Fakat “ön yargı değil, son yargı” önemlidir. Biraz sabır gösterip ipuçlarını takip ettiğiniz zaman yasanın tıkır tıkır işlediğini göreceksiniz. Bir düşünün, çocukluğunuzdan itibaren nasıl hayaller kurdunuz. İyi bir okul, sağlam dostluklar, güzel bir iş, mükemmel bir eş. Evet, herkesin böyle hayalleri vardır. Siz bu hayalleri düşünüp, tam bir inançla olacağına inanırsanız, beyniniz ve bilinçaltınız gerçekleşmesi için kusursuz bir şekilde çalışmaya başlayacaktır. Unutmayın, düşünceler bilinçaltına ekilen bir tohum gibidir. Düzenli olarak o tohumlara bakar ve sularsanız, düşüncenizdeki kavramların gerçekleşmesine katkı sağlarsınız. Sürekli kötü şeyler düşünen, başarısızlıklara odaklanan insanlar, düşündükleri şeye kavuşur. Eğer bir işe “başaramam, bitiremem, kesin bir hata olacak...

"KARMA"' OLGUSU...

Resim
 “KARMA” = “Etki-Tepki” Etki-tepki ünlü bir fizik yasasıdır. “Etki” eden, karşılığında kesinlikle “tepki” alır. Bu, bilimle kanıtlanmış kesin bir kuraldır. Örneğin; bir tahtaya vurduğunuzda karşılığında ses çıkar. Bu, yaptığınız etkiye karşı bir tepkidir.  Bir dağlık araziye gidip, dağlara karşı bağırdığınızda, sesinizin yansıması geri gelir. Siz sesinizle etki ettiniz ve karşılığında tepki gördünüz. Bir çiçeği sulayarak etki ettiğinizde, tepki olarak çiçek büyür, serpilir. Yani bu evrende her “etki”nin bir “tepki” karşılığı vardır.  Tabii ki insan hayatında da bu “etki-tepki” prensibi geçerlidir. Kötü bir “etki ”de bulunduğunuzda, bunun kesinlikle ilahi sistem tarafından bir “tepki ”si de olacaktır. İşte, buna KARMA denir.  Yaptığı “iyi” şeyler; kişide iyi karmaları (dharma) toplayarak, iyi/ olumlu tepkilerle karşısına gelir. Kötü etkiler ise, aynı şekilde kötü tepkiler getirecektir. Fizik kanunları kesindir. Yani, "ben bu kötülüğü yapıyorum, kimse görmez, bana da b...

İLÂHİ PLAN - TEVÂFUK

Resim
  Yaşadığımız olaylar karşısında çok defa şaşırır, hayrete düşer, ne kadar şanslı veya ne kadar şanssız olduğumuzu düşünürüz... Evlendiğimiz insan, akrabalarımız, çocuklarımız, arkadaşlarımız, ismimiz, işimiz, karşılaştıklarımız, kızdığımız insanlar "tesadüf" olarak mı hayatımızda yer almaktadırlar...?   Kâinatta tesadüf yoktur... Gerçekleşen her olay önceden planlanmış,  büyük resmi oluşturan bir bulmacanın parçaları gibidir... Hadiselerden oluşan kareler tek başlarına bir anlam taşımaz... Bunun için insan yaşananları ilk anda anlamlandıramaz.   Yaşam içerisinde, öyle fırtınalar yaşanır ki, o anda hadiseler korkunç, acı dolu, haksız gibi görünür. Kimi zaman sevinir, kimi zaman üzülür, kimi zamanda kaygılar taşırız...   Fakat her olayın bir nedeni, yaşadığımız her şeyin bir sebebi vardır. Ya bizi yaşam içerisinde bir yerlere götürürler ya da bize bir şey öğretirler... Bunun ancak fırtına dindikten sonra farkına varabiliriz...   Doğduğun aile...

DEĞERSİZLİK DUYGUNUZ VARSA DEĞER "SİZ" SİNİZ...DEĞERİNİZİ FARKINA VARIN...

Resim
  💫 Değersizlik Duygusu:                  Bilinçaltının Sessiz Sabotajcısı Bilinçaltında en sık karşılaşılan sorunlardan biri değersizlik duygusudur . Bu duygu, bireyin tüm yaşamını farkında bile olmadan sabote eder. Özellikle 0-7 yaş döneminde, çeşitli nedenlerle oluşan “Ben değersizim” inancı, bilinçaltına yerleştiğinde zamanla büyür, derinleşir ve bireyin enerjisini, ilişkilerini, seçimlerini etkiler. Çünkü evrensel bir yasa der ki: Benzer enerjiler birbirini çeker. Bu da demektir ki, kişi kendisini değersiz hissediyorsa, farkında olmadan değersizliği yeniden ve yeniden deneyimleyeceği durumları, insanları ve olayları hayatına çeker. Değersizlik Duygusunun Yaşamımıza Etkileri Eğer sizde de değersizlik duygusu varsa, aşağıdaki belirtileri yaşıyor olabilirsiniz:  Yaptığınız işlerin kıymet görmediğine inanırsınız. Bu inanç, başkalarının da size ve yaptıklarınıza değer vermemesine neden olur. Çevrenizdeki insanların sizi ön...

"KABUL" ERDEMİ VE AKIŞTA OLMAK

Resim
                                                    Bugün hayatımıza neleri alıp kabul etseydik, gerçek neşeyi, kolaylığı, bolluk, bereket ve ihtişamı deneyimleyebilirdik? Bu basit ve içten soruyu iç sesinize kulak vererek cevaplamaya çalışsanız, dönüştürücü etkisini tahmin bile edemezsiniz. Alıp kabul etmeye gönüllü olmadığımız her enerji, gerçekliğimizde kısıtlamalara yol açar. Peki, herhangi bir yargıda bulunmadan — iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış demeden — her şeyi alıp kabul etmeye gönüllü olsaydık, hayatımız ve dünyamız nasıl değişirdi? Kişisel gelişimle ilgilenmeye başladığım ilk yıllarda, okuduğum ve öğrendiğim her tekniğe büyük bir şüpheyle yaklaştığımı hatırlıyorum. Bu, aslında içimdeki sabotajcı yanımdı; o yıllarda bunun farkında değildim. Şüpheci, sorgulayıcı ve ürkek yanımla, herkesten daha çok bildiğimi sanırdım. Yıllar geçip de sayısız ...

BİLGECE...

Resim
"KADER" OLGUSUNDAN,  "YAŞAM" SANATINA; 💫  OLUMLU DÜŞÜNÜN, MUTLU YAŞAYIN.... Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum, bu yaşadıklarım benim kaderim mi? Ben şanssızım…Neden her şey benim başıma geliyor? Sürekli yeni kararlar alıyorum ama uygulayamıyorum gibi yakınmalar size tanıdık geldi mi…Birçoğumuzun günlük olarak sürekli kullandığı cümlelerden sadece birkaçı... Peki gerçekten yaşadığımız gerçeklik bu mu? Yaşadığımız hayat bizim kaderimiz mi ya da kader denilen olgu biz daha anne karnına düşmeden yazılıyorsa bizim bu senaryoda rolümüz neden kaybeden kısmına yazıldı? İlahi adalet bunun neresinde? Hayatımın başrolüne geçmek istiyorum ama hep figüran kalıyorum....vs. tarzı düşünce, söylem ve davranışlar, şikayet yoğun ve kurban psikolojisindeki bir bilincin bakış açısından dünya değerlendirmesinden başka birşey değil.   Bu cümleleri sıralarken bile nasıl da içiniz daraldı değil mi…İşte günlük yaşamınızda da bu cümleleri ya da benzerlerini her tekrarladığınızda ruhunuza k...